YazılarımKaybettiklerimiz…

Bazı yazılar vardır, başlarken ne anlatacağını bilirsin sanırsın… ama kelimeler seni başka bir yere götürür. Bu da onlardan biri. Kaybettiğimiz insanlar var. Bunu söylerken bile insanın içinde garip bir muhasebe başlıyor. Sanki hayat defterinde bir satır eksilmiş gibi… ama o satır aslında silinmemiş, sadece farklı bir sayfaya taşınmış gibi.

Yakınlarımızdan birini kaybettiğimizde, dünya aynı kalır gibi görünür. Güneş yine doğar, trafik yine sıkışır, insanlar yine acele eder. Ama bizim içimizde bir şey yerinden çıkar. Artık hiçbir şey “eskisi gibi” değildir ama dışarıdan bakana göre her şey aynıdır. İşte bu çelişki insanı en çok yoran şeydir.

Ben uzun yıllar mali tablolarla, rakamlarla, ihracat operasyonlarıyla uğraştım. Bir şey öğrendim: Eksilen her kalem hemen görünmez. Bazen bir gider yanlış yazılır, aylar sonra fark edilir. Bazen bir gelir kaybolur ama sistem çalışmaya devam eder. İnsan hayatı da biraz böyle. Birini kaybettiğinde, ilk günler “şok”tur. Sonra “alışamama” gelir. Sonra yavaş yavaş “alışmış gibi yapma” dönemi başlar. En tehlikelisi de budur. Çünkü insan, acıyı da organize etmeye başlar. Sabah işe gider, çayını içer, mesajlara bakar… ama içinde sürekli açık kalan bir sekme vardır. Kapanmaz. Kaybettiğimiz insanlar sadece bir “yokluk” bırakmaz. Bir “alışkanlık boşluğu” bırakır.

Telefonunuza bakıp aramak istediğiniz biri vardır ama artık numara rehberde değil gibi değil… daha kötüsü: numara durur ama anlamı kalmamıştır. Bir ses beklenir, ama o ses artık yoktur. İnsanın zihni burada garip bir muhasebe yapar: “Ben bunu ne zaman kabullenirim?” Cevap basittir ama kabul etmek zordur: Tam anlamıyla hiçbir zaman.

Zaman acıyı azaltır derler. Doğrudur. Ama eksik anlatılır. Zaman acıyı azaltmaz, onu şekillendirir. Köşelerini törpüler. Keskinliğini alır. Ama içindeki boşluğu doldurmaz.

Bir süre sonra şunu fark edersin: Kaybettiğin kişi artık sadece geçmişte değildir. Günlük hayatının içinde dolaşmaya devam eder. Bir cümlede, bir kokuda, bir sokakta, bir müzikte…

Ve en ilginci: Onlar hakkında düşündüğün şeyler değişir. Hayattayken fark etmediğin küçük anılar büyür. Bir bakışı, bir cümlesi, bir susuşu… sanki daha anlamlı hale gelir. İnsan ölünce mi daha değerli olur, yoksa biz mi geç anlarız, belli değil.

Ben bazen şunu düşünüyorum: İnsanlar iki kere yaşar. Birincisi kendi hayatları. İkincisi, geride kalanların hafızasında. Ve ikinci hayat daha uzun sürer.

Ama bu yazıyı tamamen hüzünlü bırakmak istemem. Çünkü kaybetmek sadece bir son değildir. Aynı zamanda bir dönüşümdür. Bir insanı kaybettiğinizde, onunla kurduğunuz ilişki biçimi değişir ama tamamen bitmez. Artık konuşarak değil, hatırlayarak devam eder. İnsan garip bir varlık. En çok kaybettiklerini unutmaz. En çok acıtan şeyler, en çok tutulan şeyler olur. Sanki zihin, “bunu sakla” der gibi.

Belki de mesele şu: Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Ama onları içimizde “yaşatmanın” bir yolu vardır. Bir davranışta, bir kararda, bir bakışta… bazen fark etmeden onları devam ettiririz. Birinin bize öğrettiği sabır, birinin bıraktığı mizah, birinin öğütlediği bir cümle…

Ve bir gün anlarsın: Aslında tamamen kaybetmemişsindir. Sadece form değiştirmiştir.

Belki de ölüm dediğimiz şey, tam olarak bu yüzden bu kadar ağırdır. Yokluk değil, dönüşümdür. Ve dönüşüm, insanın kontrol edemediği en zor şeydir.

Yazının başında ne anlatacağımı bilmiyordum demiştim. Şimdi anlıyorum: Bu yazı bir veda değil. Bir hatırlama biçimi. Çünkü bazı insanlar gitmez. Sadece sessizleşir.

Yazar Ayhan YILMAZ, SMMM/CPA

1986 doğumlu Ayhan YILMAZ, Türkiye’nin ilk İngilizce ağırlıklı proje meslek lisesi, Manisa Anadolu Ticaret Meslek Lisesi, Dış Ticaret bölümünü, devamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Dış Ticaret bölümü, Muğla Sıtkı Koçman Yabancı Diller Yüksekokulu, İngilizce Eğitmenlik ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi, İktisat Fakültesi‘nden lisans düzeyinde mezun olup, 2020 yılında S.M.Mali Müşavir unvanını almıştır. 2024 yılında Dünya’nın en iyi Devlet Üniversiteleri listesinde 260. sırada yer alan Lisbon Üniversitesi‘nde MBA (Uluslararası Yönetim Yüksek Lisansı)‘na başlamıştır. İleri derecede İngilizce ve temel seviyede İspanyolca ve Bulgarca bilmektedir. Hayat boyu öğrenme felsefesini merkezde tutarak çalışmalarına devam eden Ayhan YILMAZ hakkında detaylı bilgi için kendisiyle irtibata geçebilirsiniz.

https://www.ayhanyilmaz.net/wp-content/uploads/2022/07/logo_white_small_03.png

AyhanYilmaz.Net web sitesine yayımlanan yazı ve fotoğraflarla ilgili saklı olan telif haklarınızla ilgili ayhan@ayhanyilmaz.net ile irtibata geçebilirsiniz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2022