MuhasebeYazılarımMali Müşavir Tatil Yapar mı Hiç? Bir “Mali Tatil” Trajikomedisi

Herkese merhaba.

Takvim yine o meşhur döneme geldi. 1 Temmuz… Ve sosyal medyada, haber sitelerinde, hatta müşterilerden gelen mesajlarda aynı cümleyi görmeye başladık:

“Abi siz şimdi tatile çıkıyorsunuz değil mi? Mali tatil başladı.” …Keşke.

İSMMMO’nun yayımladığı mevzuat sirkülerine göre bu yıl mali tatil, 1 Temmuz 2026 tarihinde başlayıp 20 Temmuz 2026 tarihinde sona eriyor.

İlk kez duyan biri için kulağa harika geliyor. “Mali tatil…” İsmi bile insanın içine huzur veriyor. Sanki muhasebe programını kapatıyoruz. Telefonu sessize alıyoruz. Mail kutusunu unutuyoruz. Bilgisayarı çekmeceye koyuyoruz. Sonra da ailecek deniz kenarında güneşleniyoruz….

Gerçek hayat ise biraz farklı işliyor. Daha doğrusu… Tam tersi.

Mali Tatil nedir? Aslında mali tatil, vergi ve sosyal güvenlik uygulamalarında bazı sürelerin ertelenmesini sağlayan yasal bir düzenleme. Bazı beyannameler erteleniyor. Bazı dava açma süreleri işlemiyor. Uzlaşma başvuruları ileri tarihe kalıyor. Kağıt üzerinde bakınca gerçekten güzel görünüyor. Fakat bizim meslekte bunun Türkçesi şudur:

“Bugünün işini yarına bırak… ama yarın iki katını yap.”

Yani iş yükü azalmıyor. Sadece bir köşede birikiyor. 20 Temmuz geliyor… Ve o güne kadar bekleyen bütün işler sanki “Başla!” komutunu almış gibi aynı anda üzerimize koşuyor.

27 Temmuz… 28 Temmuz… Son teslim tarihleri… Telefonlar… Mailler… “Abi bizim beyanname hazır mı?” “SGK gönderildi mi?” “Ödeme ne zaman?” Ve tabii ki klasik soru… “Abi bugün hallederiz değil mi?” Elbette.

Çünkü mali müşavirler biyolojik olarak uyumaya ihtiyaç duymayan canlılar olarak görülüyor.

Diyelim ki mucize gerçekleşti. İşleri toparladınız. Aileniz hazır. Valizler bagajda. Benim canım Toyota Corolla da kapının önünde. Rotamız belli. Ferhiye… Yolda hafif bir yağmur. Radyoda Barış Manço… Belki “Gülpembe…” Belki Cem Karaca’dan “Resimdeki Gözyaşları…” Hayat güzel. Tam o sırada beyninizin muhasebe departmanı mesaiye başlıyor.

“…Bir dakika.” “ÖTV mali tatilde değildi.” “Özel İletişim Vergisi de kapsam dışıydı.” “İcra yoluyla yapılan satışların KDV beyannamesi de ertelenmiyordu.”

İşte o an… Müziğin sesi otomatik olarak kısılıyor. Yolun manzarası anlamını yitiriyor. Direksiyon hâlâ elinizde ama ruhunuz çoktan ofise dönmüş oluyor.

İşin en eğlenceli (!) kısmı ise istisnalar. Mali tatil var ama… Bazı bildirimler aynen devam ediyor. İş kazaları… Meslek hastalıkları… Bazı özel beyannameler… Bazı özel süreler… Yani sistem size diyor ki:

“Sen dinlenebilirsin… ama çok da rahatlama.”

Bir de dava açma süreleri var. Sürenizin son günü mali tatile ya da adli tatile denk geldiyse uzuyor. Harika. Ama insanın aklının içindeki geri sayım uzamıyor. Tatilde mangal yaparken bile içinizden bir ses çıkıyor: “Acaba o dosyanın süresi neydi?”

Başka mesleklerde insanlar bilgisayarı kapatınca iş de kapanıyor. Bizde öyle olmuyor. Markettesiniz. Domates seçiyorsunuz. Bir anda aklınıza geliyor: “Muhtasar gönderdim mi?” Gece saat 02.00. Uykudan uyanıyorsunuz. Sebep? Rüyanızda KDV listesi eksik çıkmış. Telefon çalıyor. Numara kayıtlı değil. İçinizden geçen ilk cümle: “Kesin biri beyanname soracak.” Açıyorsunuz. Gerçekten beyanname soruyor.

Bence mali müşavirin gerçek tatili diye bir şey yok. En fazla… Bir beyannamenin gönder tuşuna bastıktan sonraki o 45 saniyelik huzur var. Sonra yeni dönem başlıyor. Yeni belge geliyor. Yeni mevzuat çıkıyor. Yeni tebliğ yayımlanıyor. Yeni uzatma açıklanıyor. Biz de yeniden maratona dönüyoruz.

“Mali tatil” kelimesi kulağa gerçekten çok güzel geliyor. Ama bizim meslekte bunun anlamı çoğu zaman:

“Stresi ertele, iş yükünü büyüt, sonra hepsini aynı anda yetiştirmeye çalış.”

Yine de… Belki birkaç akşam telefonu biraz daha az çaldırabiliriz. Belki ailemizle biraz daha fazla vakit geçirebiliriz. Belki tatilde bir şeyler içerken yarım saat boyunca KDV’yi düşünmeyiz. Belki… Ama sadece belki. Tüm meslektaşlarıma sabır, kolaylık ve gerçekten tatil yapabildikleri birkaç gün diliyorum.

Mali tatiliniz bol dinlenmeli, beyannameleriniz hatasız, müşterileriniz ise “Abi rahatsız etmeyeyim, tatildesiniz.” diyebilecek kadar anlayışlı olsun. İşte o zaman gerçekten tarih yazılmış olur.

Yazar Ayhan YILMAZ, SMMM/CPA

1986 doğumlu Ayhan YILMAZ, Türkiye’nin ilk İngilizce ağırlıklı proje meslek lisesi, Manisa Anadolu Ticaret Meslek Lisesi, Dış Ticaret bölümünü, devamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Dış Ticaret bölümü, Muğla Sıtkı Koçman Yabancı Diller Yüksekokulu, İngilizce Eğitmenlik ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi, İktisat Fakültesi‘nden lisans düzeyinde mezun olup, 2020 yılında S.M.Mali Müşavir unvanını almıştır. 2024 yılında Dünya’nın en iyi Devlet Üniversiteleri listesinde 260. sırada yer alan Lisbon Üniversitesi‘nde MBA (Uluslararası Yönetim Yüksek Lisansı)‘na başlamıştır. İleri derecede İngilizce ve temel seviyede İspanyolca ve Bulgarca bilmektedir. Hayat boyu öğrenme felsefesini merkezde tutarak çalışmalarına devam eden Ayhan YILMAZ hakkında detaylı bilgi için kendisiyle irtibata geçebilirsiniz.

https://www.ayhanyilmaz.net/wp-content/uploads/2022/07/logo_white_small_03.png

AyhanYilmaz.Net web sitesine yayımlanan yazı ve fotoğraflarla ilgili saklı olan telif haklarınızla ilgili ayhan@ayhanyilmaz.net ile irtibata geçebilirsiniz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2022