Bir çocuk kaybolduğunda, dünya sadece o aile için değil, insanlık için de bir anlığına durur. İlk 24 saat kritiktir. Polis seferber olur, sosyal medya yıkılır, herkes o müjdeli haberi bekler.
Peki ya o telefon hiç çalmazsa? Günler, aylar, hatta yıllar geçerse?
Bugün konuşacağımız konu, haber bültenlerinin “3. sayfa” haberlerine sıkıştırdığı, dosyası rafa kalkan ama kendisi asla bulunamayan çocuklarla ilgili. Bu bir komplo teorisi değil, bu sadece karanlığa bir fener tutma çabasıdır.
Türkiye’de en son TÜİK verileri 2008-2016 yılları arasını kapsıyor. O dönemde kayıp başvurusu yapılan çocuk sayısı 104 bin. Evet, bu çocukların bir kısmı bulundu. Ancak ürkütücü olan şu: 2016’dan sonra kamuya açık, detaylı ve güncel bir veri yok.
Bir çocuk dosyadan “bulunamadı” diye düşüldüğünde, hayattan da düşmüş mü sayılıyor? Yetkililerin; “Kaçtı”, “Yurt dışına gitti”, “İzine rastlanmadı” diyerek kapattığı dosyalardaki o çocuklar şu an nerede?
Dünya, Jeffrey Epstein davasıyla sarsıldı. Bu dava bize şunu öğretti: Yeterince güçlüysen, suçlarını yıllarca gizleyebilirsin. Epstein davası sadece Amerika’nın sorunu değildi. Mahkeme tutanaklarına giren ifadelerde, reşit olmayan çocukların farklı ülkelerden “tedarik edildiği” iddiaları yer aldı. Ve o tutanaklarda Türkiye’nin de adı geçti.
Epstein’ın özel jetinin (Lolita Express) 2010’lu yıllarda İstanbul’a iniş yaptığı uçuş kayıtlarında görülüyor.
- Bu ziyaretler neden yapıldı?
- Kimlerle görüşüldü?
-
O uçak İstanbul’dan havalanırken içinde kimler vardı?
Elimizde “şu çocuk kaçırıldı” diyecek bir mahkeme kararı yok. Ama “bu iddialar neden araştırılmıyor?” diye soracak cesaretimiz olmak zorunda. Çünkü bilgi boşluğunu, korku ve şüphe doldurur.
Türkiye, coğrafi konumuyla bir köprü. Ancak bu köprünün altından çok karanlık sular akıyor olabilir mi? Özellikle turizm bölgeleri, oteller ve kalabalık tatil beldeleri…
- Yabancı giriş çıkışının yoğun olduğu,
- Sezonluk çalışan sirkülasyonunun yüksek olduğu,
- Denetimlerin zorlaştığı alanlar.
Sosyal medyada “Çocuğumu burada kaybettim, görenler sustu“ diyen ailelerin feryatları, kanıtlanmamış olsa da, bir ihtimali, korkunç bir ihtimali fısıldıyor: Organize sömürü ağları.
Yoksulluk, göç, savaş veya parçalanmış aileler… Bu ağlar, “eğitim”, “iş” ya da “bakım” vaadiyle çocukları sistemden koparıyor. Ve bir noktadan sonra geri dönüş imkansız hale geliyor.
Epstein öldü (veya intihar etti) ve sırlar mezara gitti sanılıyor. Ama geride kalan korku şu: “Gerçek ortaya çıkmadan yok edilebilir mi?”
Bu yazı size bir cevap vermiyor, çünkü cevaplar karanlıkta. Bu yazı size bir soru soruyor: Bildiğimizden daha büyük bir tablo mu var?
Eğer biz sormazsak, eğer biz “komplo” denilip geçilmesine izin verirsek; o çocuklar sadece kaybolmuş olmayacak. Onlar, bizim sessizliğimizde boğulmuş olacak.
Gerçek belki acıdır ama belirsizlikten daha merhametlidir. Bu çocuklara ne oldu?
#KayıpÇocuklar #Epstein #Türkiye #Adalet #SessizÇığlık #JeffreyEpstein #ÇocuklarNerede #GizliGerçekler #İstanbul #SırPerdesi


